19 EYLÜL - SEPTEMBER 19
Tarihte Bugün - Today in History
GAZİLER GÜNÜ

19 Eylül 1930
Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal, öğrenci olan Mustafa ile
İstanbul'da konuşurken
1938 - Atatürk'ün sağlık durumu hakkında Dr. Nihat Reşat Belger ve Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp'in müşterek raporu: "Genel durum çok yorgun ve takatsizdir. Asit toplanması, ilerleyici bir şekilde devam etmektedir..."
1937 - Atatürk'ün, Ankara'dan İstanbul'a gelişi.
1936 - Atatürk'ün, akşamüzeri otomobille Sarıyer'e kadar bir gezinti yapması.
1935 - Atatürk'ün, öğleden sonra -10 Ağustos 1935 gününden beri kalmakta olduğu- Florya'dan Ertuğrul motoruyla Dolmabahçe Sarayı'na dönüşü.
1933 - Atatürk'ün, gece Maksim salonunda Türk-İtalyan güreş karşılaşmalarını izlemesi.
1930 - Atatürk'ün, İstanbul'dan Ankara'ya hareketi.
1928 - Atatürk'ün, Tokat'tan Sivas'a gelişi.
1927 - Atatürk'ün, İstanbul polisinin başarılı çalışmaları nedeniyle kendilerini tebrik ettiğini İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bildirmesi.
1924 - Atatürk'ün, Lâtife Hanımla beraber Hamidiye kruvazörü ile Rize'den Giresun'a gelişi ve Giresunlular adına konuşan bir gencin söylevine cevap konuşması: "Bu sözlerinizle bütün memleket gençliğine tercüman olmaktasınız. Muharebe meydanlarında kanlarını akıtan şehitlerin ruhları bu sözleri işitmekte ve huzura erişmektedir. Memleketin şuurlu ve zinde gençliği karşısında hissettiğim bahtiyarlık büyüktür."
Atatürk'ün, Lâtife Hanımla beraber öğleden sonra Hamidiye kruvazörü ile Giresun'dan Ordu'ya gelişi, şehirde ziyaretleri ve akşam Ordu'dan ayrılırken halka hitabı: "...Bu şuurlu gösterinizle Türk milletinin bütün cihan karşısında sonsuza dek yaşayacağını bir daha ispat etmiş olan sizin samimî çehreleriniz ve sevimli gözleriniz karşısında, günlerce kalmak ve sizinle samimî sohbetlerde bulunmak isterdim!"
Atatürk'ün, Lâtife Hanımla beraber akşam Hamidiye kruvazörü ile Ordu'dan Samsun'a hareketi.
Atatürk'ün, Hamidiye kruvazörü ile Ordu-Samsun yolculuğu esnasında, gece gemide verdiği ziyafette Hamidiye Komutanı'nın konuşmasına cevabı: "...Millî Mücadele esnasında donanmamızın toplu olarak kullanılmasına imkân yoktu. Bununla beraber dağınık ve vatansevercesine hizmetler pek çoktur."
1923 - Atatürk'ün, Yarbay İbrahim Bey'in oğlu Kemalettin Efendi'nin hatıra defterine yazdıkları: "Oğlum Kemalettin! Babanın iyi ahlâklı bir insan, temiz bir asker olduğunu öğrendim. Seni, fotoğrafından incelemekle fikir çıkarmaya kalkışmayacağım. Babanın verdiği öğütler kıymetlidir. Ben, yalnız şunu ilâve edeceğim. Hatıra defterini başkalarının yazıları ile doldurmaya heves etmektense, hayat defterini kendi faaliyet ve fazilet eserlerinle doldurmaya bak!" [Kocatürk]
1922 - Türk ordusuna Çanakkale üzerine yürümesi için emir verildi. General Harrington, Çanakkale İngiliz komutanına Türkleri durdurma emri verdi.
Poincaré, İngilizlerin savaş politikasını sürdürdüklerini, Fransızların Türklere ateş açmayacaklarını söyledi. Fransız ve İtalyan birlikleri, Çanakkale'den çekilmeye başladı.
1922 - Atatürk'e, İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi Profesörler Kurulu'nun "fahri profesörlük" unvanı vermesi: "İstanbul Darülfünunu Edebiyat Fakültesi Profesörler Kurulu 19 Eylül'de yaptığı toplantıda siz Kurtarıcı Kumandanlarını fahrî profesörlüğe oybirliği ile seçmekle şeref duyar."
1921 - TBMM, Mustafa Kemal Paşa'ya,
Mareşal rütbesiyle Gazi unvanı verdi.
Mustafa Kemal'e TBMM tarafından Müşirlik
(Mareşal unvanı) rütbesinin ve Gazi unvanının verilmesi.
Büyük Millet
Meclisi'nin Mustafa Kemal'in rütbesi ve Gazi unvanı ile ödüllendirmesi.
Atatürk'ün, Sakarya Meydan Muharebesi hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuşması: "...Efendiler! Türkiye Büyük Millet Meclisi ordusunun Sakarya'da kazanmış olduğu meydan muharebesi, pek büyük bir meydan muharebesidir. Harp tarihinde misli belki olmayan bir meydan muharebesidir. ...Bizi imha etmek görüşü karşısında varlığımızı silâhla korumak ve savunmak pek tabiîdir. Bundan daha tabiî ve daha haklı bir hareket olamaz."
Atatürk'e, Türkiye Bü