HIYANET-İ VATANİYE KANUNU
Kanun Numarası : 2
Kabul Tarihi : 29 Nisan 1336 (1920)
Madde 1.
Makamı Muallayı Hilafet ve Saltanatı ve Memaliki Mahruseyi Şahaneyi yedi
ecanipten tahlis ve taarruzatı defi maksadına matuf olarak teşekkül eden Büyük
Millet Meclisinin meşruiyetine isyanı mutazammım kavlen veya fiilen veya
tahriren muhalefet ve ifsadatta bulunan, haini vatan addolunur.
(Yüce hilafet makamı ve saltanatı ve Ülkeyi yedi yabancı devlet güçlerinden
kurtarmak ve saldırıları önlemek amacına yönelik olarak kurulan Büyük
millet meclisine karşı düşünce veya uygulamalarıyla veya yazdıkları yazılarla
muhalefet ve bozgunculuk edenler vatan haini olarak addedilir.)
Madde 2.
Bilfiil hıyaneti vataniyede bulunanlar selben idam olunur. Ferden zimethal
olanlar ile müteşebbisleri kanunu cezanın kırk beşinci ve kırk altıncı
maddesi mucibince tecziye edilirler.
(Bilfiil vatan hainliği yapanlar asılarak idam edilir. Şahsen olaylara karışanlar
ve teşebbüs edenler ceza kanununun kırk beşinci ve kırk altıncı maddesine
göre cezalandırılırlar.)
Madde 3.
Vaiz ve hitabet suretiyle alenen ve ezminei muhtelifede eşhası muhtelifeyi
sirren ve kavlen hıyaneti vataniye cürmüne tahrik ve teşvik edenlerle işbu
tahrik ve teşviki suver ve vesaiti muhtelife ile tahriren ve tersimen irtikap
eyleyenler muvakkat küreğe konulurlar.Tahrikat ve teşvikat sebebile maddei
fesat meydana çıkarsa muharrik ve müşevvikler idam olunurlar.
(konuşmalarıyla halkı alenen vatan hainliği suçunu işlemeye tahrik ve teşvik
edenler veya bu teşvik ve tahriki yazılarıyla ve çok değişik araçlarla
yayanlar geçici kürek cezasına çarptırılırlar.Yapılan bu tahrik ve teşvik
sonucunda bozgunculuk olayları çıkarsa teşvik ve tahrik edenler idam
olunurlar.)
Madde 4.
Hıyaneti Vataniye maznunlarının mercii muhakemesi ikar cürüm edilen
mahaldeki bidayet ceza mahkemesidir. Ahvali müstacele ve fevkalade maznunun
derdest edildiği mahal mahkemesi de icrayı muhakeme ve itayı karara
salahiyettardır.
(Vatana ihanet zanlılarının yetkili mahkemesi suçun işlendiği yerdeki Ceza
mahkemesidir. Olağanüstü ve aceleyi gerektiren durumlarda zanlının yakalandığı
yerdeki ceza mahkemesi de yargılama yapmaya ve karar vermeye yetkilidir.)
Madde 5.
Hıyaneti Vataniye maznunlarının muhakemesi bidayet ceza mahkemelerinden
verilecek gayrı muvakkat tevkif müzekkeresi üzerine her halde mevkufen icra
edilir.
(Vatana ihanet zanlılarının muhakemesi, ceza mahkemelerinden verilecek kesin
tutuklama belgesi üzerine her yerde tutuklu olarak yapılır.)
Madde 6.
Zabıtayı adliye memurlarının tanzim edecekleri tahkikatı iptidaiye evrakı
dairei istinkade tevdi olunmaksızın mahallin en büyük mülkiye memuruna ita
olunur ve onun tarafından dahi müddei umumiler vasıtasıyla yirmi dört saat
zarfında mahkemeye verilir.
(Adli zabıta memurlarının düzenleyeceği ilk tahkikat belgeleri o bölgenin
en yüksek rütbeli mülki memuruna verilir ve onun tarafından savcılar aracılığıyla
mahkemeye iletilir.)
Madde 7.
Hıyaneti vataniye maznunlarına ait muhakemat, bir sebebi mücbir olmadıkça
azami yirmi dört günde bir hükme raptolunacaktır.Bu müddeti bila sebebi mücbir
tecavüz ettiren mahalli zabıtası ile mahkeme heyeti kanunu cezanın yüz
ikinci maddesi zeyli mucibince cürmünün derecesine göre tecziye edilmek üzere
mafevki mahkemesince muhakemesi bilicra azami yirmi gün zarfında hükme
raptedilecektir.
(Vatana ihanet zanlılarının muhakemesi zorunlu bir sebep olmadıkça yirmi dört
günde sonuçlanacaktır. Zorunlu bir sebep olmaksızın bu süreyi aşan görevliler
ve mahkeme heyeti Ceza kanununun yüz ikinci maddesi eki gereğince suçunun
derecesine göre cezalandırılmak üzere ilgili mahkeme tarafından yirmi gün
içinde yargılanarak bir karara varılacaktır.)
Madde 8.
İşbu kanuna tevfikan mahakimden sadır olacak muhakamet kat’i olup Büyük
Millet Meclisinden badettastik mahallerinde infaz olunur.Tastik edilmediği
taktirde Meclisçe ittihaz edilecek karara tevfiki muamele olunur.
(Bu kanuna uygun olarak mahkemece verilecek olan karar kesin olup Büyük Millet
Meclisinin onayını müteakip bölgesinde infaz olunur. Onaylanmadığı
durumlarda, meclisin vereceği karara uygun olarak hareket edilir.)
Madde 9.
İşbu ceraimin emri muhakemesi için mahkemelerce istenecek şahsa, celp ve
davete hacet kalmaksızın bila hüküm ihzar müzekkeresi tasfir kılınır.
(Bu suçların yargılanabilmesi için mahkemelerce istenen kişi mahkemenin
davet yazısına gerek kalmaksızın mahkeme karşısına çıkarılır.)
Madde 10.
İsyana iştirak etmeyen eşhas hakkında ligarazin isnadatta bulunanlar isnad
ettikleri cürmün cezası ile mücazaat olunurlar.
(İsyanlara katılmayanlar hakkında kasten suçlamalarda bulunanlar, iddia
ettikleri suçun cezası ile cezalandırılırlar.)
Madde 11.
Haklarında gıyaben hüküm sadır olan eşhas, derdestlerinde işbu kanuna
tevfikan ve vicahen muhakemeleri icra olunur.
(Haklarında gıyaben hüküm verilenler, yakalandıkları anda yeniden yargılanırlar.)
Madde 12.
İşbu kanun her mahallin idare amiri tarafından nahiye ve kaza , liva ve
vilayet merkezlerine ve köy heyeti ihtiyariyeleri müctemian celpedilerek işham
ve sureti tebliği mutazammım hey’eti mezkure azalarının imzalarını havi
zabıt varakaları tutularak idare meclislerince hıfzedilmekle beraber
kavaninin neşir ve ilanı hakkındaki kanuna tevfikan ayrıca neşredilecektir.
(Bu kanun her mahallin idare amiri tarafından nahiye ve kaza ve vilayet
merkezlerine ve köy ihtiyar heyetleri çağrılarak ve toplanarak yüzlerine
karşı okunarak tebliğ edilir ve tebliğ edildiğine dair imzalı zabıt
tutularak saklanır.)
Madde 13.
İşbu kanunun icrayı ahkamına Büyük Millet Meclisi memurdur.
Madde 14.
İşbu kanun her mahalde tarihi tebliğ ve ilanından kırk sekiz saat sonra
meri olacaktır.
Hıyanet-i Vataniye Kanunu ve İstiklâl Mahkemeleri kurulması
Efendiler, Meclis, 29 Nisan 1920 tarihinde Hıyanet-i Vataniye Kanunu'nu
(127) ve sonraki aylarda İstiklâl Mahkemeleri Kanunları'nı da çıkarmakla,
inkılâbın tabiî gereklerini yerine getirmiş oldu.
Efendiler, İstanbul'un işgalinden sonra başlayan birtakım yıkıcı akımlara,
olaylara, isyanlara dokunmuştuk. Bunlar hızla memleketin her tarafından
biribiri ardınca ortaya çıktı ve sürüp gitti.
İstanbul'da Damat Ferit Paşa, derhal yeniden iktidar mevkiine getirildi.
Damat Ferit Paşa Kabinesi, İstanbul'daki bütün yıkıcı ve hain kuruluşların
meydana getirdiği blok, bu blokun Anadolu içindeki bütün isyan teşkilâtı,
bütün düşmanlar ve Yunan ordusu elbirliği ile aleyhimizde faaliyete geçtiler.
Bu ortak saldırı politikasının talimatı da, Padişah ve Halife'nin, düşman
uçakları da dahil olduğu halde, her türlü vasıtayla memlekete yağdırdığı
«Padişah'a karşı ayaklanma» (128) fetvasıydı.
Bu genel, çeşitli ve haince saldırılara karşı, biz de, daha Meclis açılmadan
önce, Afyonkarahisarı'nda, Eskişehir'de ve bütün demiryolu boyunda bulunan
düşman birliklerini Anadolu'dan çıkarmak, Geyve, Lefke (129), Carablus (130)
köprülerini yıkmak ve Meclis toplanır toplanmaz Anadolu ulemâsının fetvasını
almak suretiyle karşı tedbirlere giriştik.
Kaynak: www.atam.gov.tr/index.php?Page=Nutuk&IcerikNo=187